4 Temmuz 2024 Perşembe
Blogun Tembel Yazarı Geri Döndü
10 Eylül 2022 Cumartesi
Çok Daha Güzel Şeylerin Başlangıcı ve Yazmadan Olmayan Bazı Ekstra Güzel Şeyler
Bilemediniz, bu Başka Sinema'da izleyebileceğiniz bağımsız bir film adı değil, buraya yılda 1 kere ancak yazdığım için biriken konuları özetleyeyim diye kullanmak zorunda kaldığım bir başlık.
Yılın özet yazısını yılbaşı günü ayrıca yazarım zaten, bugün buraya bu kaydı düşmek istememin sebebi insanın hayatında Seda Sayan değilse normal şartlarda 1 kez yaşayabileceği bir sevinci ve heyecanı tatmış olmam açıkçası. :)
Bizim kendi aramızdaki şeye verdiğimiz çok isim var, hepsi de bize kalsın ancak blogumu okuyan az sayıda insanın eskilerden aşina olduğu ismiyle "blogdan bloga sevda", 25 Mayıs 2022'den beri yeni renklere bürünmeye karar verdi. Sevdiceğime evlenme teklif ettim. :)
Her insanın hayatında çok heyecanlandığı anlar olur ama bu gerçekten çok başkaydı çok, soğukkanlı geçinen biri olarak sesim titredi dersem yaşadığım heyecan derecesi hakkında fikir vermiş olurum sanırım. Sonrasındaki haftalarda gerçekleşen aile buluşması ve bu yazıyla aynı tarihe sahip isteme ve söz töreni bile bu kadar kalp çarpıntısı yaşatmamıştı. :)
Eee düğmeye bastık bir kere değil mi, o tarihten bu tarihe çeyiz alışverişi yaptık, öyle ki Trendyol'da Elite üye oldum bu sayede ahhah. Artık ben de online alışveriş çılgını milyonların bir parçasıyım, kargo teslimatı yapılmayan günlerimi yaşanmamış sayıyorum, telefonuma siparişiniz kargoya verilmiştir ya da dağıtıma çıkarılmıştır mesajı gelmeyen günlerde ise yataktan çıkmak istemiyorum.
Takip eden haftaların birinde aileler de tanıştı kaynaştı efendim, sonrasında sıra geldi örf ve adetlerimiz gereği kızı babasından istemeye. :D Çiçeğimi çikolatamı hazırladım, traşımı oldum, takımımı giydim, anamı babamı yanıma aldım ve çaldım kapılarını!
Günün teması aşağı yukarı şu şekildeydi:
Hatırlar soruldu, kahveler içildi, (evet tuzluydu) malum soru soruldu vee sonunda kurdeleyi kesip yüzükleri taktık. Üzerinden 4 gün geçti ama hala bazı anları hatırladığımda ya da günün fotograflarına baktığımda kahkahayı basıyorum. Sanki görücü usulü evleniyormuşuz gibi kaçamak bakışmalar, bıyık altından gülüşmeler, tuzlu kahve, kesmeyen makas derken merak edip youtube'da başkalarının söz törenlerinde izleyip güldüğüm her şey başıma geldi. :) Sonrası ise iyilik güzellik, tatlı yiyip tatlı konuşmalar, akşamında kutlamalar derken harika bir gün oldu.
1 Ocak 2022 Cumartesi
Ne İkibinyirmibirmiş Be Arkadaş!
Seneden seneye uğrayıp tozunu aldığım blogumun müzikli yeni yıl yazısına hoş geldiniz!
4 Mart 2021 Perşembe
Satılık Türkçe ve İngilizce Referans Kitapları
Satılık analog filmlerden sonra bir ihtiyaç fazlası temalı blog yazısıyla daha karşınızdayım.
Bu defa akademik amaçla satın aldığım ancak artık ihtiyaç duymamam sebebiyle ilgili ellerde işe yarayabileceğini düşündüğüm Türkçe ve İngilizce referans kitaplarını satıyorum. #satılık
İngiliz Dili ve Edebiyatı, Amerikan Kültürü ve Edebiyatı, Mütercim-Tercümanlık gibi bölümlerde okuyanların fevkalade işine yarayabilecek, sınavlara çalışırken olsun, makale, hatta tez yazarken olsun kaynak gösterebileceğiniz kitaplardır.
Kitapları tek tek ikinci el ilan sitelerine yüklemeyeceğim, birkaç taneden fazla olunca ticari işletme olduğumu düşünüyorlar, sonrası onaylandı onaylanmadı derken sinir harbi. :)
Hem görselleriyle hem de güncel listesiyle aşağıdalar, kitaplarla ilgili sorularınız (içerik, fiyat) için ister bloga yorum bırakın, ister profilimdeki sosyal medya hesaplarıma özelden ulaşın, çabucak dönüş sağlarım.
İkili, üçlü, toplu alımlarda indirim yaparım, kargo masrafları da bana ait hadi iyisiniz ;)
Güncel Liste:
- Dictionary of Literary Terms & Literary Theory
- Stranger Shores Essays 1956-1999 - J.M. Coetzee
- Learning To Curse - Stephen Greenblatt
- The Wheel Of Fire - G. Wilson Knight
- The Rise of The Novel - Ian Watt
- Anatomy of Criticism - Northrop Frye
- The Cambridge Companion to James Joyce
- Tribal Leadership - Dave Logan
- Edebiyat Kuramı - Terry Eagleton
- Güç Mitleri - Terry Eagleton
- Pornografi ve Müstehcenlik - D.H. Lawrence
- Çeviri: Dillerin Dili - Akşit Göktürk
- Sözün Ötesi - Akşit Göktürk
- Ulysses Sözlüğü - Nevzat Erkmen
- Shakespeare ve Hamlet - Mina Urgan
- Atonement - Ian McEwan (Roman)
- The Hours - Michael Cunningham (Roman)
Not: Ölücüler aramasın.
10 Ocak 2021 Pazar
2020 Bi Baksana Bilader Bişey Konuşucaz
Uyandım, yılbaşı günü bile tişörtle oturtan garip kıştan kar olmasa da en azından yağmur bırakmasını umarak perdeyi açtım. Bu defa üzmemişti, yağmur kokusunun sevinciyle oturup geride kalan yılın kapanışını yapayım dedim.
Hayatlarımızın, daha beteri gelmezse herhalde en arada kalmış yılı olarak hatırlanacak 2020'yi de yiyip bitirdik. Aklımda her zaman özlemek, mahrumiyet, kaygı, çok çalışmak, pahalılık ve çok özlemek gibi kelimelerle birlikte anılacak bir yıl oldu. Geride kalan zaman diliminde virüse yakalanmayanlardan biriyim, aynı şekilde yakınlarımdan da kimse virüse yakalanmadı. Yılın kendimi tek şanslı hissettiğim tarafı bu oldu sanırım.
Yine de, hayatımdan çalınan zamanı kabullenemiyorum. Mart'ın ortasından bu yana yaşadığım ev hapsi tadında hayat, rutin haline gelen uğraşlardan kopmak, garip bir şekilde iş yükünün artması, sinema, tiyatro, konser gibi hayatla bağları sıkılaştıran şeylerden mahrum kalmak, en önemlisi de sevdiceği gönlümce görememek yaraladı durdu yıl boyunca. Planlarımızı yeni yıla sarkıtmak kötü olsa da kafamızı netleştirmek adına belki de faydalı oldu, zaman gösterecek.
Hayat keşke hep bir yılbaşı günü gibi, bir doğum günü kutlaması gibi ya da bayram günü gibi gelen sevgili tadında olsa.. Her zaman böyle olamayacağını bilsem de, bunlara yakın günler geçirmek için hayal ve plan kurmaktan, elimden geleni yapmaktan asla vazgeçmeyeceğim.
Kapanışı da şöyle yapalım ;)
Sağlıklı ve mutlu bir yıl olsun herkes için, sevgiler.
11 Ekim 2020 Pazar
Değişen Zamanlar ve Karton Kutular
17 Yıl boyunca oturduğum evden 2 hafta önce taşındım, hem de ne taşınma! 42 km uzağa, üstelik Anadolu Yakası'na.
Yazmak bugüne kısmetmiş ama önden bir şarkı alalım.
Şöyle bir düşününce hayatımın yarısı o evde geçti; sevinçler, üzüntüler, ilkler, sonlar ne varsa duvarlarına işledi. Teraziye mutlu ve mutsuz anları koysam hangisi daha ağır basar hiç bilmiyorum, bilmemin de bir kıymeti yok artık. Son yıllarda evle ilgili yaşadığım sorunlar, beklenen ancak gerçekleşmeyen değişimin sancısı derken duvarlar üzerime gelmeye başlamıştı açıkçası.
Taşındığım gün ayrılmadan önce boş odalarında dolandım biraz, sesimi yankılattım çocuk gibi. Sonra arabayı beklerken yanımda götürmediğim kanepeye uzandım, perdesiz camlardan parkelere vuran güneş ışığını seyrettim. Herhalde evin son yıllardaki en sakin anlarıydı, keşke hep böyle olabilseydi dedim içimden. Çektim kapıyı çıktım sonra, hayatımın 17 yıllık bir dönemine noktayı koydum.
Eski evde duvarlar şampanya rengiydi, sıkıcı geliyordu bakınca. Beyaza yakın olsun istedim bu defa, öyle de oldu. Gün ışığı alsın odaları, karşı apartmandaki ailenin kavgalarını yan odadaymışçasına duymayayım, alt katımdaki embesil ergenin böğürtüleri kulağıma gelmesin, kapılar hayvan gibi kapatılmasın istedim. Şu ana kadar bunların hiçbirini yaşamamış olarak doğru seçim yaptığımı düşünüyorum.
Anadolu Yakası'nın sakin semtlerinden birindeyim şimdi, denize yakınım. Sokağım sessiz sayılır, insanlar daha düzgün gibi, burada işler şimdilik fena gitmiyor. Birer saksı fesleğen, biberiye ve kekik aldım, gündüz dışarıya bakarken gözüme takılsınlar diye.
Beklediğim 1 şey daha var, o da olursa daha ne isteyeyim zaten. :)
Hayattan beklentilerimin artışa geçtiği, emeklerimin hasadını almaya başladığım bir dönemimdeyim. En fazla 14 ay içerisinde hayatımda daha da fazla değişim bekliyorum ve haklı olarak istiyorum. Hadi eyvallah.
Bu gönderiyi Instagram'da görHeykel Kafası (@heykelkafasi)'in paylaştığı bir gönderi ()
7 Ekim 2020 Çarşamba
Asın Ulan O Resmi Yerine!
Nasıl oldu hiçbir fikrim yok ama bundan uzun bir süre önce hem yenileme dönemini kaçırdığım hem de godaddy'nin fahiş yenileme ücretine sinir olduğum için gundusu.com alan adının elimden uçup gitmesine istemeye istemeye razı gelmiştim. Sonra bu alan adıyla böyle ışıklı falan kumarhane sitesi açmış Çinliler, ara ara bakıp "vay vicdansızlar :(" demekten başka bir şey gelmiyordu elimden.
Velhasılıkelam bugün bir daha bakayım dedim ve ne göreyim; site uçmuş, alan adı boşa çıkmış. Üstelik bana önerdikleri yenileme ücretinin üçte birine! Bayrakları asmam uzun sürmedi tabii.
28 Haziran 2020 Pazar
Yulaf Tarlaları, Güneş Yanıkları & Pacman Çoraplar
Bu gönderiyi Instagram'da görCihan İle Köy Yaşamı 😬 #köy #kır #countrylife #fields #geese
Cihan Aktaş (@cihanaktas_)'in paylaştığı bir gönderi ()
18 Mayıs 2020 Pazartesi
Özlediğimiz Şeyler
3 Mayıs 2020 Pazar
Geçmiş Günler Geri Gelecek
48. gün olmuş bugün, bütün hayatım evde geçiyor. İş evde, iş sonrası sosyallik de evde, her şey evde. Evden çalışma düzeni sonrasında ofistekinden daha çok yorulduğumu görüyorum. Ofisteyken verilen molalar ve öğle yemeği aralarını evde tam anlamıyla uygulamayı becerememem bir yana, sürekli beliren son dakika işleri ve yetiştirilmesi gereken büyük işler de bu düzensizliğe eklenince geride kalan haftalarda yorucu günler geçirdim diyebilirim.
Avantajları yok mu, var elbet.
Enerjinizi emen, bakışlarıyla insanı esneten "toplumsal kötülük ruhları"ndan uzak (bu tanımı için Italo Calvino'ya minnettarım) çalışmak verimimi bir tık yukarı çıkardı sanki. Öyle görünüyor ki Mayıs ayı da günleri sayarak evde geçecek ve günlük açıklanan sayılara bakarsak Haziran itibariyle ofis hayatı tekrar başlayacak.
Son yazıyı yazalı 3 hafta olmuş, geride kalan günlerde bol bol kitap okudum. Okuma tempomu artırdım diyebilirim.
Sevdiceğin hediyesiydi, Gabriel Garcia Marquez'den "Kırmızı Pazartesi"yi bir solukta okuyup bitirdim mesela.
Fazla ciltli kitabım yok kitaplığımda, çoğunlukla fiyatı nedeniyle almaya yanaşmıyorum ancak böyle bir kitabın varlığından sevdiğiniz kişiyi haberdar ederseniz, günün birinde karşınıza hediye olarak çıkabiliyor. :) Can Yayınları harika bir iş çıkarmış; kırmızı cildi, içindeki kalın kuşe kağıdın mis kokusu derken, kitaplığın baş köşesine yerleşen kitaplardan biri oldu benim için.
Kişisel ilgi alanlarımdan Köy Enstitüleri'yle ilgili zamanında aldığım bir kitabı okudum. İş Yayınları bu anlamda çok güzel eserlere sahip, gerek internetten gerek kitapçılarından (Kadıköy'deki kitapçısı burnumda tütüyor) çok zengin eserler edinilebiliyor.
Bu eserler arasından "Köy Enstitüleri Dünyasından Hasan Ali Yücel'e Mektuplar" isimli kitabı okudum en son. Kitap, Yücel'in "bazı" nedenlerden ötürü bakanlıktan ayrılması sonrasında kendisine gönderilmiş mektuplardan oluşurken kitabın geneline hakim sitem havası ve bir miktar da hayal kırıklığı gelecek günlerin daha o yıllardan işareti olmuş gibi.
Kişisel görüşüm, bu ülke kepenklerini 1950 yılında kapattı ve o zamandan beri "zararına satışlar"la tencereyi kaynatmaya çalışıyor ancak gördüğümüz gibi, nafile.
Yeni favori film platformumuz Mubi sağ olsun geçtiğimiz günlerde hem geçmiş yılların Istanbul Film Festivali seçkilerinden, hem de auteur serilerinden birçok film izleme şansı yakaladık. Üstüne bir de sevdicekle aramızda geçen bir festival anısından 1 yıllık üyelik kazandık ki, anının böyle bir şey ile taçlanması mıdır, kelebek etkisi midir, karar veremiyorum. Hali hazırda 3 aylık üyeliklerimiz vardı ikimizin de, bunu çeyiz olarak attık kenara. :D
10 Nisan 2020 Cuma
Karantinalı Günlerden Merhaba
5 Ocak 2020 Pazar
2020'nin Ilk Yazısı
- İş anlamında "çorba" gibi bir yıl oldu, ne yazsam az kalacak, çok yazsam stalklar bunlar ahah.
- 2.5 yıl önce sıfırdan giriş yaptığım sektörde kendimi biraz daha geliştirdim bu yıl. Sevdicekle güzel kurslar yakaladık, bir hayli faydalandık.
- Güzel konserlere gittik. Alan Parsons Project'i canlı izledik mesela, hayatım boyunca unutamayacağım bir deneyim oldu.
- Klasik müzik anlamında yetmez ama evet yılı oldu, sevdicek sağ olsun Süreyya Operası'nda çok güzel etkinlikler yakaladı bize.
- Tiyatro anlamında bir önceki yıla göre daha az bilet yaktık ama yine de umduğumuz kadar oyuna gidemedik. Zaman kadar oyunun oynandığı sahne ve saat de belirleyici oluyor maalesef.
- Benim gibi bir eski oyun bağımlısı bu yıl hemen hemen hiç oyun oynamadı, inanması güç. Ah Playstation ah. :)
- Hedeflediğim kitap okuma sayısını az farkla kaçırdım ama Enpara ve Kidega işbirliği sağ olsun dolu dizgin kitap aldık her ay. Atıyorum şimdi kitap almayı bıraksam 1 yıl eksikliğini hissetmeyebilirim sdfg.
- Italo Calvino, Jack London, Tomris Uyar ve H.G. Wells bu yıl birer kitaplarını okuduktan sonra diğer kitaplarını da aldığım ve okumaya devam ettiğim yazarlar oldu.
- Amatör Fotografçılık anlamında bildiğin tırt bir yıl oldu. Bir önceki yazıda da kısaca bahsetmiştim, artık eski tadını vermiyor. Poser tayfanın bu hobiye birbirini düşürmek için atlaması da maalesef "flu çektim sanat oldu" akımını patlattı. :)
- Yol yakınken eldeki analog ekipmanı ve filmleri elimden zarar etmeden çıkardım. Sevdiceğin anısı olan Lomo makinalarla 5-10 filmi ayırdım, keyfe keder çıkarır çekeriz artık.
- Taşıması kolay ve uygun fiyatlı diyerekten bir tane Samsung aynasız dslr aldık, canavar gibi çıktı. Fotograf kalitesiyle sevindirmeye devam ediyor.
- Eylül'de daha önce hayatında 5 santimetre dikiş dikmemiş biri olarak dericiliğe merak saldım. :D Şimdi tamamen elde ve eski usullerle kartlık, cüzdan, kalemlik gibi aksesuarları gerçek deriden dikiyorum. Takip etmek isteyen buyursun: https://www.instagram.com/poe.leather/
- 2019 az çok böyleydi işte.
- Ha bir de, artık 5 yıla yaklaşan doludizgin "blogdan bloga sevda"yı artık Türk Medeni Kanunu'na göre de tescillemeye karar verdik sevdicekle. 2020'ye yakışır. ;)
20 Temmuz 2019 Cumartesi
O Halatları Kesmek 2 Yıl Sürdü
Bazen iyice boynumuza dolandılar, acımızdan yemek yiyemedik.
Çok sevdiğim yazar Nikos Kazancakis, "İnsana biraz delilik gerek, yoksa iplerini kesip özgür kalmaya asla cüret edemez." demiş. Gerçekten de delilikti bizimkisi.
Derken günler birbirlerini kovalayıp önce haftalara, sonra aylara ve en sonunda yıllara vardı. Dün bir de baktık ki o halatların son düğümünü çözmüşüz. Yine el ele, omuz omuza. İmkansız dediğimiz bu yolda belki klişe olacak ama, bolca kan, ter ve gözyaşı tükettik.
Şaşkınlığını atmak uzun sürdü, sonra bunu kutlayalım dedik.
"2 kahve ve 1 limonlu pasta, 2 servisle birlikte lütfen!"Artık çözülen bütün düğümler limonlu pasta aromalı bize.
Yine de hayat güzel, belki bu sefer o halatlar bizi daha güzel şeylere bağlar, kim bilir?
19 Mart 2019 Salı
Alan Adımız Vardı, Artık Yok
Alan adını yenilemeyince kaptırmışız yaban ellere.
Gundusu.com tarih oldu, blog artık yoluna birgundusu.blogspot.com adresinde devam edecek.
Hayat devam ediyor.
14 Ekim 2018 Pazar
Okuma Günlüğü
Neler neler okuduğuma gelecek olursam eğer;
9 Ekim 2018 Salı
Suçluyorum!
Macchiavelli'nin "Prens"i gibi bu kitap da zamandan bağımsız bir eser, konu ettiği olayın üzerinden 100 yılı aşkın süre geçmiş olmasına rağmen "başka" coğrafyalarda nasıl da benzer şeylerin cereyan etmiş olduğunu görmek hem çok üzücü hem de hayranlık uyandırıcı.
Zola'nın dediği gibi, "toplumsal kötülük ruhlarından" uzak günler dilerim.
6 Ekim 2018 Cumartesi
Hortlayan Blog
— Santa Monica Studio (@SonySantaMonica) August 31, 2018
Son olarak da Kısmet. 3,5 yaşında, insan taklidi yapan kedim her zamanki gibi. Yaş mamasını eksik etmiyoruz, Kısmet mutlu, biz mutlu. :)

























